Meheba değerli dostlar... Tekel işçi eyleminin 43. Günü kurucu başkanı olduğum CKD’nin öncülüğünde İlçemizde ulaşabildiğim 14 kitle örgütü, sendika ve siyasi parti ilçe örgütleri başkanlar düzeyinde Atatürk anıtına çelenk sunup bir basın açıklaması ile sendikaların almış olduğu “ortak eylem kararını” desteklediğimizi kamuoyu ile paylaşmak amacıyla bir basın açıklaması yaptık. Katılan tüm arkadaşlarımı duyarlılıkları ve verdikleri destek nedeni ile kutluyorum. Basın açıklaması için alana gittiğimde,terörle mücadele ekipleri, çevik kuvvet ! alan polis kaynıyordu. “Herhalde bizden önce polis kardeşlerimiz anıta çelenk sunup basın açıklaması yaptılar” diye düşündüm! Beni bu düşünceye yönelten bir gün önce ilçe kaymakamını bilgilendirmiş olmam ve ardından ilçe Emniyet Müdürümüz de telefonla arıyarak bilgi istemiş, kendilerine en fazla 25 kişilik bir grup olacağımızı sadece çelenk sunup basın açıklaması yapacağımızı bildirmiş olmamdı. 25 kişilik bir grubu denetlemek için il den çevik kuvvet ve TEM bürodaki memur arkadaşları gönderecek değillerdi ya elbetteki polisler de yetersiz maaşlarını ve çalışma koşulları ile ilgili zorlukları Ata’ya şikayet edebilirlerdi değil mi? Değilmiş sevgili dostlar. Yapılacak Basın açıklamasına katılan başkanların adları, adresleri, yaptıkları işler, herkes tarafından malum. Açıklama metni, katılacak örgütler, hatta çelengin üzerine yazılacak yazı ve çiçeklerin rengi bile emniyete (zorunlu olmadığımız halde) bildirilmiş, kopartılan tantana, alana yığılan polis bizim yapacağımız basın açıklaması için imiş. Çok üzüldüm, kar da kış da Bilecik ve Bozüyük emniyet müdürlüklerine bağlı polis arkadaşlarımızı yorduk alanda bulunan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Basın açıklamamızın temeli Tekel işçilerine destek olduğu
için, katılımın en çok Sendikalardan olmasını bekliyordum. Saat 14.30 olmasına
rağmen, diğer sivil toplum örgütleri ve siyasi parti başkanları alana gelmesine
rağmen Türk-İş ve Türk Metal sendikası, Türk Eğitim Sen, T. Çimse-İş ve CHP
Bozüyük ilçe başkanlarının alana gelmediklerini gördük. Daha sonra T.Çimse-İş
Bozüyük şube sekreteri açıklamaya katıldı. Bu açıklama Tekel işçilerine ve
Sendikalara manevi bir destek içerikli olmasına rağmen, özellikle sendikaların
katılmamasını yadırgadım. CHP’nin de tavrını anlayabilmiş değilim. Bozüyük’te
varlığı ile yokluğu belli olmayan CHP, yokluğunu burada da belli etti. Böyle
bir platformda bulunmaktan kaçınanların, Sosyal Demokrasi, İşçi ve memur
hakları edebiyatının ne kadar inandırıcı olduğunu ve bundan sonra da ne kadar
olacağını sizlerin takdirlerine bırakıyorum.