Mehmet ERDEM

Tan Yeri....

KURTULUŞ ÜNİVERSİTEDE

 

            Türkiye’de yıllardan beri bazı il merkezleri ile ilçeleri arasında amansız bir yarış, amansız bir rekabet yaşanmıştır. Özellikle il merkezlerinden, nüfus ve ekonomik yönden büyük olan ilçeler daima kendilerini illerinin hep üstünde görmüşlerdir.  (Bolu-Düzce, Gümüşhane-Bayburt, Balıkesir-Bandırma gibi il ve ilçeler) Bu rekabet ve yarış Bilecik ile Bozüyük arasında da uzun yıllardan beri yaşanmış, halen de yaşanmaktadır. (Tabi ki bu rekabetler çok güzel, olması gerekenler ama kavgasız gürültüsüz olursa) .

Bu rekabetler sonucunda Bozüyük sanayileşmiş, adeta hem bir sanayi şehri, hem de bir işçi cenneti olmuştu. Sanayileşme ile birlikte esnaflık ve küçük boy işletmelerde bu paralelde gelişmiş ve zenginleşmişti. Bozüyük bu zenginliği bulduğunda, bu durumun hep böyle gideceğini zannederek, başka yönlerde yatırımlara yönelmemiş, yerli ekonomisi, yani esnafların çarkı işçilerden gelecek paraya kalmıştı. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, Dünya’da yaşanan ekonomik kriz nihayetinde Bozüyük’ü de vurmuş, sanayi kuruluşları bir bir kapanmış veya kapanacak duruma gelmiş, dolayısıyla çalışan işçiler işsiz kalmıştır. Ekonomik kriz elbette atlatılacak, bu devran böyle sürmeyecektir. Ama ne kadar zamanda atlatılacağını şu anda pek kestirebilen de yoktur. Başka bir deyişle ekonomik krizin meydana getirdiği tahribat ne kadar zamanda tamir edilir o da belli değildir.

1970’li yıllarda Bozüyük sanayileşirken, Bilecik yerinde saymış, ekonomik olarak Bozüyük’ün çok çok gerisinde kalmıştı. Bu geri kalmışlık sadece ekonomik alanda olmayıp, sportif, kültürel ve sosyal boyutları ile de kendini göstermişti. Yakın bir zamana kadar Bilecik hep Bozüyük’e imrenerek bakmış, özellikle esnaf kesimi Bozüyük’e gıpta etmişti. Bilecik’e sanayi 1980’li yıllarda gelmiş, bu sanayileşme ile birlikte bir kıpırdanma olmuştu. Bilecik’le Bozüyük arasındaki ekonomik fark yıllar boyunca kapanmaz diye bakılırken, Bilecik yaptığı bir atakla şu anda Bozüyük’ü yakalamış durumdadır.

            Bilecik’in şu andaki en büyük şansı Üniversitesini kurmuş olmasıdır. Bugün Bilecik’te 8–9 bin civarında üniversite öğrencisi bulunmaktadır ki bunların %90’ı başka illerden gelmiştir. İkinci bir şansı da Jandarma tugayının il merkezinde olmasıdır. Burada da yaklaşık 8 bin civarında asker bulunmaktadır. Toplam 16–17 bin kişi Bilecik’e her ay dışarıdan sıcak para akıtmaktadır. Ekonomik kriz nedeniyle Bilecik’teki fabrikalardan da işçi çıkmıştır. Fakat bu durum Bilecik’i Bozüyük kadar etkilememiştir. Her öğrenci ve askerin ayda ortalama Bilecik’e 500TL bıraktığını hesaplasak, Bilecik’in çarkını döndürecek paranın buradan geldiğini görürüz.

            Bozüyük ekonomik kırılganlığını bir an önce üzerinden atmak istiyorsa, ya bir üniversite, ya da en azından bir iki fakülteyi Bozüyük’te kurması gerekmektedir. Bacasız sanayi olarak da adlandırılan Üniversitenin bir şehre yaptığı katkılar yadsınamaz. İşte en yakın örnek dibimizdeki Eskişehir. İki tane Üniversite Eskişehir’in ekonomisini ayakta tutmaktadır. Bozüyük ekonomisinin kurtuluşunun en kestirme yolu Üniversite veya Fakültenin gelmesinden geçmektedir. Burada yine iş Bozüyüklülere düşmektedir. Başta Sayın Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, Ticaret ve Sanayi Odamız, Esnaf Odalarımız ve diğer sivil toplum örgütlerimiz çok acil olarak bu işe eğilmelidirler. Saydığım kişi ve kurumların hiçbir şey yapmadıklarını söylemiyorum. Elbette ki yapıyorlar, ama bu işin daha da hızlanması gerektiğine inanıyorum. En azından 2–3 bin öğrencinin okuyacağı bir fakültenin gelmesi bile Bozüyük ekonomisine canlılık getirmeye yetecektir. Fakülte veya Üniversitenin gelebilmesi için de öncelik altyapının yapılmasından geçmektedir. Öğrencilerin barınacağı yurtların yapılması, fakülte veya Üniversite binasının bir an önce bitirilmesi gibi. Bunun için de Bozüyük’te yaşayan kim varsa taşın altına elini koymalıdır diyorum. Sadece Üniversite Rektörlüğünden, Kaymakam beyden, Belediye Başkanından bu işleri yapmalarını beklememeliyiz. Kim üzerinde ne sorumluluk hissediyorsa onu yerine getirerek görevini yapmalıdır. Bozüyük alternatif yatırımlara yönelmediği müddetçe, dün Bilecik’in baktığı gibi, yarın da Bozüyük Bilecik’e imrenerek bakar.

Bu Yazı 1057 kez Okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmamıştır

Yazarın Diğer Yazıları

Tan Yeri.... - 2010-02-10
Tan Yeri.... - 2010-02-06
Tan Yeri.... - 2010-02-02
Tan Yeri.... - 2010-01-26
Tan Yeri.... - 2010-01-19
Tan Yeri.... - 2010-01-16
Tan Yeri.... - 2010-01-08
Tan Yeri.... - 2010-01-04
Tan Yeri.. - 2009-12-25
Tan Yeri - 2009-12-10

ANKET

Referanduma Evet mi ? Hayır mı ?

Evet

Hayır

Yorum yok

Dolar USD $
Alış: 1.4936 Satış: 1.5008
Euro EUR €
Alış: 1.9252 Satış: 1.9345

hava durumu

Hava Durumu